<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kazı çalışması &#8211; Bülten18, Çankırı Haber, Haber18, Çankırı Medya, Çankırı Haberleri,</title>
	<atom:link href="https://www.bulten18.com/tag/kazi-calismasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bulten18.com</link>
	<description>Dijital Haberciniz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Sep 2024 08:30:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.bulten18.com/wp-content/uploads/2024/05/cropped-Varlik-41-2-32x32.png</url>
	<title>Kazı çalışması &#8211; Bülten18, Çankırı Haber, Haber18, Çankırı Medya, Çankırı Haberleri,</title>
	<link>https://www.bulten18.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çankırı Çorakyerler kazısında bu sezon en çok zürafa, fil ve gergedan fosili bulundu</title>
		<link>https://www.bulten18.com/cankiri-corakyerler-kazisinda-bu-sezon-en-cok-zurafa-fil-ve-gergedan-fosili-bulundu/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/cankiri-corakyerler-kazisinda-bu-sezon-en-cok-zurafa-fil-ve-gergedan-fosili-bulundu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 08:30:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorakyerler]]></category>
		<category><![CDATA[fosil]]></category>
		<category><![CDATA[Kazı çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ayla Sevim Erol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=28833</guid>

					<description><![CDATA[ÇANKIRI (AA) &#8211; MUHAMMED KAYGIN &#8211; Çankırı&#039;da en eskisi 9 milyon yıl öncesine tarihlendirilen fosillerin bulunduğu Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi&#039;ndeki kazılarda bu yıl en fazla gergedangiller, zürafagiller ve hortumlulara ait parçalara ulaşıldı. Çankırı-Yapraklı kara yolu üzerindeki Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi&#039;nde bu sezon kazı çalışmaları, temmuz ayının ilk haftasında başladı. Bölgede bu sezon 15 kişilik ekiple [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÇANKIRI (AA) &#8211; MUHAMMED KAYGIN &#8211; Çankırı&#039;da en eskisi 9 milyon yıl öncesine tarihlendirilen fosillerin bulunduğu Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi&#039;ndeki kazılarda bu yıl en fazla gergedangiller, zürafagiller ve hortumlulara ait parçalara ulaşıldı.</p>
<p>Çankırı-Yapraklı kara yolu üzerindeki Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi&#039;nde bu sezon kazı çalışmaları, temmuz ayının ilk haftasında başladı.</p>
<p>Bölgede bu sezon 15 kişilik ekiple yapılan çalışmalarda zürafagiller (giraffidae), hortumlular (proboscidae) ve gergedangillere (rhinocerotidae) ait çok sayıda kol ve bacak iskeletlerine rastlandı.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölüm Başkanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Ayla Sevim Erol, kazı sezonunun sonuna yaklaştıklarını söyledi.</p>
<p>Ekipte yaşanan sağlık sorunlarına ve olumsuz hava koşullarına rağmen oldukça verimli bir sezon geçirdiklerini belirten Erol, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&quot;Bu yılki kazı çalışmalarımızda bol miktarda giraffidae adını verdiğimiz zürafagillerin vücut iskeletleri ve dişleri ele geçti. Bir diğer çok ele geçen iskelet grupları, fillerin atalarına ait fosillerdir. Bunlar proboscidae olarak tanımladığımız grup. Her iki türün de kol ve bacak iskeletleri hem de eklemli olarak çıktı, çok mutlu olduk. Eklemli bulmak çok zor kazı alanlarında. Hem zürafanın hem filin hem de daha önceki yıllarda bol miktarda bulduğumuz gergedangillerin el ve ayak iskeletlerini eklemli olarak bulduk.&quot;</p>
<p>Bölgede gergedangillere ait 4 tür keşfedildiğini ancak bu sene beşinci bir türün varlığını da anladıklarını dile getiren Erol, türü tam olarak tanımlamak için biyometrik ve morfolojik özelliklerinin çalışılması gerektiğini, daha detaylı analize ihtiyaç olduğunu belirtti.</p>
<p>&#8211; Fosillerin en eskisi 9 milyon yıllık</p>
<p>Hortumluların da bölgede iki türüne ait vücut, kol, bacak ve ayak iskeleti bulduklarını anlatan Sevim Erol, şöyle devam etti:</p>
<p>&quot;Bunlar bizi çok mutlu ediyor çünkü kafa iskeletlerini daha önceki yıllarda bulmuştuk. Zürafa dediğimiz giraffidae ailesinin 4 türü burada temsil ediliyor. Zebra benzeri daha kısa boyunlular, daha uzun boyunlular, farklı farklı 4 ayrı türü var. 4 ayrı türe ait de vücut iskeletlerini bu seneki çalışmalarımızda bulduk. Önceki yıllarda diş, çene, kafatası parçaları buluyorduk ama vücut iskeletleri çok fazla bulunmuyordu. Bu sene kafalara ait vücut iskeletlerini oldukça güzel, eklemli şekilde yakaladık. Arkadaşlarımız da fosilleri son derece güzel çıkardı. Bilimsel çalışmalarına devam ediyoruz laboratuvarımızda.&quot;</p>
<p>Fosillerin bir kısmının geçmişinin 9 milyon yıla yakın olduğuna dikkati çeken Erol, &quot;Bir kısmı daha modern özelliklere sahip, yani 7-9 milyon yıl arasına tarihlendirdik bunları. Bu 2 milyon yıllık süreç içinde birçok türün burada yaşadığını anlayabiliyoruz çıkardığımız fosillerden.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/cankiri-corakyerler-kazisinda-bu-sezon-en-cok-zurafa-fil-ve-gergedan-fosili-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eskişehir&#039;de inşaat alanındaki çalışma sırasında çöken yol ulaşıma kapandı</title>
		<link>https://www.bulten18.com/eskisehirde-insaat-alanindaki-calisma-sirasinda-coken-yol-ulasima-kapandi/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/eskisehirde-insaat-alanindaki-calisma-sirasinda-coken-yol-ulasima-kapandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Sep 2024 12:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[inşaat]]></category>
		<category><![CDATA[Kazı çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=25624</guid>

					<description><![CDATA[- Yolun çökme anı güvenlik kamerasınca görüntülendi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ESKİŞEHİR (AA) &#8211; Eskişehir&#039;in Odunpazarı ilçesindeki inşaat alanında yapılan kazı sırasında çöken yol trafiğe kapandı.</p>
<p>İlçenin Asarcıklı Caddesi&#039;nde sabah saatlerinde, bir inşaat alanında devam eden çalışmalar kapsamında iş makinesi operatörü kazı yaptı.</p>
<p>Kazı sırasında iş makinesinin toprak almasının da etkisiyle bitişikteki yolda çökme oluştu. Bu sırada inşaat alanını çevreleyen bariyerler de devrildi.</p>
<p>Zarar gören yol, polis ve zabıta ekiplerince trafiğe kapatıldı. Yolun çökme anı güvenlik kameralarınca kayda alındı.</p>
<p>Bölgedeki esnaf Ersel Bandırma, gazetecilere yaptığı açıklamada, son yıllarda inşaatın farklı noktalarında ufak çaplı yol çökmeler olduğunu belirterek, bu hususta önlem alınması için belediyeye başvurmalarına rağmen tedbir alınmadığını öne sürdü.</p>
<p>&#8211; &quot;Buranın en hızlı şekilde yapılarak bir an önce trafiğe açılmasını istiyoruz&quot;</p>
<p>Bandırma, yolun çökmesinden olumsuz etkilendiklerini anlatarak, şunları kaydetti:</p>
<p>&quot;Çöken kısım normalde yaya geçidi olması lazım. Tabii burada su var. Kazarken derinlere inildi ve sonrasında çökme oldu, zaten bunun yaşanacağı belliydi. Buradaki kişilere 15 gün önce perde betonların yapılması gerektiğini ve park halindeki arabaların çökme halinde içeriye kayabileceğini söyledim. Vatandaş olarak başka bir şey yapamıyoruz. Buradaki yol kapanınca birçok esnaf mağdur oluyor. Araç trafiği olmadığı için de dışarıdan gelen mallarımızı alamıyoruz, müşteri de gelemiyor. Yetkililerden buranın en hızlı şekilde yapılarak bir an önce trafiğe açılmasını istiyoruz.&quot;</p>
<p>Manav işletmeciliği yapan Gökhan Yemencioğlu ise yaşanan çöküntünün hayati tehlikeye sebep olabileceğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>&quot;Tedbirler daha önce alınsaydı bu durum yaşanmazdı. Senelerdir bu şekilde çalışma oluyor, bu durum da esnafa yansıyor. Yolun kapalı olduğunu gören vatandaşlar alışveriş için başka noktalara gidiyor. Ana caddede otobüs durağı var, yarın bir gün orada da benzer sorun olabilir ancak tedbirlerin ne kadar alındığı da ortada.&quot;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/eskisehirde-insaat-alanindaki-calisma-sirasinda-coken-yol-ulasima-kapandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankırı&#039;da fillerin atalarına ait yaklaşık 9 milyon yıllık kemikler bulundu</title>
		<link>https://www.bulten18.com/cankirida-fillerin-atalarina-ait-yaklasik-9-milyon-yillik-kemikler-bulundu/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/cankirida-fillerin-atalarina-ait-yaklasik-9-milyon-yillik-kemikler-bulundu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 08:25:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[9 Milyon yıllık fosil]]></category>
		<category><![CDATA[Ayla Sevim Erol]]></category>
		<category><![CDATA[çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorakyerler]]></category>
		<category><![CDATA[Kazı çalışması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=24916</guid>

					<description><![CDATA[ÇANKIRI (AA) &#8211; MUHAMMED KAYGIN &#8211; Çankırı&#039;da bu yıl yürütülen kazı çalışmalarında yaklaşık 9 milyon yıl önce yaşamış bir file ait kemikler bulundu. Çankırı-Yapraklı kara yolundaki &#34;Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi&#34;nde kazı çalışmaları 27 yıldır sürüyor. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Sevim Erol başkanlığında yapılan kazı çalışmalarında bugüne [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÇANKIRI (AA) &#8211; MUHAMMED KAYGIN &#8211; Çankırı&#039;da bu yıl yürütülen kazı çalışmalarında yaklaşık 9 milyon yıl önce yaşamış bir file ait kemikler bulundu. </p>
<p>Çankırı-Yapraklı kara yolundaki &quot;Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi&quot;nde kazı çalışmaları 27 yıldır sürüyor.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Sevim Erol başkanlığında yapılan kazı çalışmalarında bugüne kadar atların atalarına ait dört tür, fillerin atalarına ait iki tür, zürafaların atalarına ait dört tür, kılıç dişli kedigiller, su samurları, oklu kirpiler, ayılar, domuzgiller gibi 43 farklı türe ait 4 bin 320 numaralı fosil (bütüne yakın) bulunurken, bir o kadar da numarasız fosil bulundu.</p>
<p>Bu yıl temmuz ayının ilk haftasında başlayan çalışmalar kapsamında fillerin atalarına ait yaklaşık 9 milyon yıllık kemikler bulundu ayrıca birçok kalıntıya ulaşıldı.</p>
<p>&#8211; &quot;Çorakyerler&#039;de fillerin atalarına ait iki farklı tür var&quot;</p>
<p>Prof. Dr. Sevim Erol, AA muhabirine, Çorakyerler&#039;in bir omurgalı fosil yatağı olduğunu, küçük ve büyük omurgalılara ait birçok iskelet bölümlerinin bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Şimdiye kadar yaptıkları çalışmalar kapsamında bölgede 43 farklı türe ait fosiller bulduklarını hatırlatan Sevim Erol, &quot;Şu anda kazılan alanda bir filin üst kol kemikleri ile ayak kemikleri çıkarılıyor. Daha doğrusu üst kol kemiği çıkarıldı. Bu sene çok sayıda fil iskeletleri bulduk. Çorakyerler&#039;de fillerin atalarına ait iki farklı tür var. Bir tanesi daha iri &#039;konobelodon&#039; cinsinin bir türü, daha ufak olan diğeri ise &#039;choerolophodon&#039; cinsine ait ikinci bir tür. Şu anda çıkarılan iri fil türüne ait üst kol kemiği.&quot; dedi.</p>
<p>Kazı sezonunun sonuna doğru yaklaştıklarını belirten Sevim Erol, şunları kaydetti:</p>
<p>&quot;Bu alanın tarihi önce 8 milyon olarak yayınlanmıştı ancak her geçen gün çıkan yeni türlerin bazı pirimitif (az gelişmiş) özelliklerine bakarak yani son yıllarda çıkardığımız fosillerin özelliklerine bakarak 9 milyona kadar giden örneklerimizin olduğunu anlamış bulunuyoruz. Çorakyerler&#039;de daha önceki yıllarda uzmanlarımız tarafından mikro ve makro omurgalıların karşılaştırmalı analizleriyle tarihlendirmesi yapıldı.&quot; </p>
<p>Pro. Dr. Sevim Erol, gelecek yıl İspanya&#039;dan bir Türk tarihlendirme uzmanının bölgede uranyum-potasyum tarihlendirmesi yapacağını, bu çalışmayla Çorakyerler&#039;in daha detaylı tarihlendirmesinin yapılmış olacağını sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/cankirida-fillerin-atalarina-ait-yaklasik-9-milyon-yillik-kemikler-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küllüoba&#039;daki 5 bin 200 yıllık yapıların toprakla doldurulup üzerlerinin kapatıldığı ortaya çıktı</title>
		<link>https://www.bulten18.com/kulluobadaki-5-bin-200-yillik-yapilarin-toprakla-doldurulup-uzerlerinin-kapatildigi-ortaya-cikti/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/kulluobadaki-5-bin-200-yillik-yapilarin-toprakla-doldurulup-uzerlerinin-kapatildigi-ortaya-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Sep 2024 11:45:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[höyük]]></category>
		<category><![CDATA[Kazı çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[Keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Küllüoba Kazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yapı gömme uygulaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=22860</guid>

					<description><![CDATA[ESKİŞEHİR (AA) &#8211; YAVUZ EMRAH SEVER &#8211; Eskişehir&#039;in Seyitgazi ilçesinde 1996&#039;dan bu yana devam eden Küllüoba Höyüğü kazısında, genellikle Güneydoğu Anadolu&#039;daki Neolitik Dönem ile özdeşleşen &#34;yapı gömme&#34; kültüne ait bulgulara ulaşıldı. Milattan önce 3200-1950 yıllarında Tunç Çağı&#039;nda 1250 yıl boyunca kesintisiz yerleşik hayat sürülen bölgenin tarihinin gün ışığına çıkarılması için sürdürülen çalışmalar, Kültür Varlıkları ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ESKİŞEHİR (AA) &#8211; YAVUZ EMRAH SEVER &#8211; Eskişehir&#039;in Seyitgazi ilçesinde 1996&#039;dan bu yana devam eden Küllüoba Höyüğü kazısında, genellikle Güneydoğu Anadolu&#039;daki Neolitik Dönem ile özdeşleşen &quot;yapı gömme&quot; kültüne ait bulgulara ulaşıldı.</p>
<p>Milattan önce 3200-1950 yıllarında Tunç Çağı&#039;nda 1250 yıl boyunca kesintisiz yerleşik hayat sürülen bölgenin tarihinin gün ışığına çıkarılması için sürdürülen çalışmalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden alınan izinler doğrultusunda Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki başkanlığındaki 15 kişilik ekip tarafından yürütülüyor.</p>
<p>İlçe merkezinin 15 kilometre kuzeydoğusunda yer alan höyükte, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi, Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehir Sanayi Odası ve sponsor firmanın destekleriyle Tunç Çağı&#039;nın izleri aranıyor.</p>
<p>Arkeologlar, bu yıl temmuz ortalarında başlayan çalışmalarda en önemli bulguya höyüğün batısında Erken Tunç Çağı&#039;na ait 5 bin 200 yıllık yapılarda rastladı. Uzmanlar, evlerin ve içlerindeki ocak, kül çukuru, silo gibi öğelerin tamamen boşaltılıp temizlendikten sonra kırmızı renkli steril bir toprakla (kaliş) gömülmüş olduğunu, kolaylıkla parçalanabilecek olan çamurdan yapılmış silonun bile tahrip olmadan korunacak biçimde özellikle toprak altında bırakıldığını belirledi.</p>
<p>Ayrıca, kurban ritüelinin gerçekleştirildiğini, taşlarla doldurulan kapı ve pencerelerin arasına yerleştirilmiş koyun ve keçi omurgalarından ortaya çıkaran arkeologlar, içi tamamen temizlenmiş yapıda, sadece bir adet parlak siyah renkli gaga ağızlı testinin kırılacak şekilde içine atılmasının da bu ritüelin bir parçası olabileceğini tahmin ediyor.</p>
<p>&#8211; &quot;Tunç Çağı&#039;nda böyle bir uygulamanın varlığını bugüne kadar bilmiyorduk&quot;</p>
<p>Prof. Dr. Murat Türkteki, AA muhabirine, bu sene kazdıkları alanın bölgenin en eski yerleşimcilerinin bulunduğu alan olduğunu ve milattan önce 3200-3000 yıllarına tarihlendiğini anlattı.</p>
<p>Yapı gömme kültüyle ilgili buluntular hakkında bilgi veren Türkteki, şunları söyledi:</p>
<p>&quot;Bu alandaki yapıların hepsinin şimdilik en azından arka odalarının özellikle gömüldüğünü tespit ettik. Çevrede bulunan kırmızı renkli steril toprak, yapıların içine tamamen doldurulmuş. Bu sayede aslında bir taraftan kullananlar için belki farklı anlamı var ama yapıların duvarları da 2,5-3 metre yüksekliğe kadar korunmuş vaziyette.</p>
<p>Normal şartlarda bir höyükte sadece yapıların temelleriyle karşılaşırken burada yapıların duvarlarının neredeyse çatıya kadar korunduğunu görüyoruz. Bu işlem yapılmadan önce kapılar veya havalandırma alanları taşla örülmüş, daha sonra bu doldurma işlemi gerçekleşmiş. Doldurma işlemi sırasında belli ki bir tören, bir ritüel var. Örülen alanların içine kurban edilen hayvanların parçaları bırakılmış. Yine o törende kullanılan kaplardan biri yapının içine atılmış. Onun dışında yapının iç mimari öğeleri yani ocağı, silosu hariç yapı içinde hiçbir şey bırakılmamış, yapı tamamen temizlenmiş.&quot;</p>
<p>Bu durumun ilginç olduğunu dile getiren Türkteki, bu yönteme Güneydoğu Anadolu ile Orta Anadolu&#039;daki Neolitik ve Kalkolitik dönemlere ait örneklerde zaman zaman rastlanıldığını anlattı.</p>
<p>&#8211; &quot;Yapı gömmekteki amaçları neydi&quot;</p>
<p>&quot;Tunç Çağı&#039;nda böyle bir uygulamanın varlığını bugüne kadar bilmiyorduk.&quot; diyen Türkteki, bunun arkeoloji camiası için önemli bir gelişme olduğunu vurguladı.</p>
<p>Anadolu&#039;da bu geleneğin binlerce yıl sonra batıda bu bölgede devam etmesinin de düşündürücü olduğuna dikkati çeken Türkteki, şunları kaydetti:</p>
<p>&quot;Güneydoğu Anadolu Neolitiğinde özel yapılar gömülüyor, bunu biliyoruz. Buradaki durum daha çok yine bu gömü ritüelinin varlığını gösteriyor. Sosyal hafıza tabii ki binlerce yıl boyunca aktarılıyor ancak burada amaç farklı olabilir. Güneydoğu Anadolu Neolitiği ile aramızda 7 bin yıl var. Dolayısıyla dönem ve zaman açısından çok büyük bir fark var. Muhtemelen uygulama benzer ancak amaç farklı. Şu an bulduğumuz yapılar konut niteliğinde, iki odalı yapılar. Amaç farklı olabilir. Kutsal bir amaç var mı, bilmiyorum. Tören kısmı var. Bir törenle bu iş yapılıyor, bu doğru ancak esas amaç neydi? Bunun için bir şey söylemek henüz erken ancak şöyle söyleyebiliriz; sadece bir yapının içinde 36 metreküp toprak var. Çok büyük bir iş gücü, ortak bir çalışma gerektiriyor. Bir organizasyon durumu var ancak bu niye yapıldı? Acaba bir tehdit mi vardı? Coğrafi bir tehdit mi, iklimsel bir tehdit mi yoksa başka nitelikte fiziki bir tehdit mi vardı? Çalışmalarımız bu konuda devam ediyor.&quot;</p>
<p>Prof. Dr. Türkteki, şu ana kadar kazdıkları yapı örneklerinde ocağın yeri, silo ve kap depolamak için kullanılan alanların konumlarının birebir aynı şekilde tekrar ettiğini belirtti.</p>
<p>Yapı geleneğinin, evlerin içindeki uygulamaların değişmediğini ancak arka tarafları gömdükten sonra kapıların kapatıldığını, önlerde yaşamın devam ettiğini bildiren Türkteki, &quot;Şu ana dek gömülmüş 8 yapı saptadık. Yüzeye çok yakın, dairesel eksende bunların dizildiğini söyleyebiliriz. Dikdörtgen yapılar var. Dikey ve yatay olarak konumlandırılmış ancak dairesel eksende dizilecek şekilde devam ediyor. Bu daireyi tamamladığımızda şimdilik söyleyebileceğimiz en az 100 metre çapında bir yerleşimden bahsediyoruz. Bu aşamada aslında bu höyüğün en erken yerleşimi burası.&quot; diye konuştu.</p>
<p>Milattan önce 3300-3000 yıllarının Anadolu için özel bir dönem olduğuna değinen Türkteki, &quot;Çünkü ilk defa ovada yerleşimler bu dönemde başlıyor. Bu bize şunu gösteriyor, bir kere iklimsel anlamda bu dönemde tarım açısından uygun bir ortam oluşmuş. Bu yerleşmeler bir anda çok sayıda ortaya çıkıyor. Eskişehir&#039;de mesela 200&#039;e yakın bu dönemde yerleşim alanı oluşuyor. Demek ki çeşitli bölgelerden buraya hızlı bir nüfus akışı var.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/kulluobadaki-5-bin-200-yillik-yapilarin-toprakla-doldurulup-uzerlerinin-kapatildigi-ortaya-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yozgat Pteria Antik Kenti ve Uşaklı Höyük&#039;te kazı çalışmaları sürüyor</title>
		<link>https://www.bulten18.com/yozgat-pteria-antik-kenti-ve-usakli-hoyukte-kazi-calismalari-suruyor/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/yozgat-pteria-antik-kenti-ve-usakli-hoyukte-kazi-calismalari-suruyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jun 2024 19:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Kazı çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[mozaik]]></category>
		<category><![CDATA[Pteria Antik Kenti]]></category>
		<category><![CDATA[Uşaklı Höyük]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=8183</guid>

					<description><![CDATA[YOZGAT (AA) &#8211; Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı köyü yakınlarında &#34;Kerkenes Harabeleri&#34; olarak da bilinen Pteria Antik Kenti ve Büyüktaşlık köyündeki Uşaklı Höyük&#039;te süren kazı çalışmalarını inceledi. Vali Özkan, Pteria Antik Kenti&#039;nde Kazı Başkanı Prof. Dr. Scott Branting&#039;den çalışmalar hakkında bilgi aldı. Burada gazetecilere açıklama yapan Özkan, Anadolu&#039;nun her köşesinde bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>YOZGAT (AA) &#8211; Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı köyü yakınlarında &quot;Kerkenes Harabeleri&quot; olarak da bilinen Pteria Antik Kenti ve Büyüktaşlık köyündeki Uşaklı Höyük&#039;te süren kazı çalışmalarını inceledi.</p>
<p>Vali Özkan, Pteria Antik Kenti&#039;nde Kazı Başkanı Prof. Dr. Scott Branting&#039;den çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>
<p>Burada gazetecilere açıklama yapan Özkan, Anadolu&#039;nun her köşesinde bir tarih ve insanlık mirasının bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Arkeolojik çalışmaların uzun sürdüğünü, sabır gerektirdiğini belirten Özkan, &quot;Kazı alanı tahminlere göre milattan önce 700 ve 600&#039;lü yıllar aralığında kurulmuş bir şehir. Burada 1993 yılında başlayan bir çalışma var ve devam ediyor. Kazı çalışmaları bu sene biraz kısa sürecek. Kazı çalışmalarında çıkan eserlerin bir kısmını Yozgat müzemizde sergiliyoruz. &quot; dedi.</p>
<p>Özkan, kazı evinde yapılan çalışmaları da inceledikten sonra Uşaklı Höyük kazı alanına geçti.</p>
<p>Burada İtalyan Kazı Başkanı Anacleto D&#039;Agostino&#039;dan bilgi alan Özkan, tarihte bilinen en erken mozaiğin Uşaklı Höyük&#039;te bulunduğunu, bunun Yozgat açısından önemli olduğunu belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/yozgat-pteria-antik-kenti-ve-usakli-hoyukte-kazi-calismalari-suruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
