<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Medipol &#8211; Bülten18, Çankırı Haber, Haber18, Çankırı Medya, Çankırı Haberleri,</title>
	<atom:link href="https://www.bulten18.com/tag/medipol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bulten18.com</link>
	<description>Dijital Haberciniz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Dec 2024 08:10:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.bulten18.com/wp-content/uploads/2024/05/cropped-Varlik-41-2-32x32.png</url>
	<title>Medipol &#8211; Bülten18, Çankırı Haber, Haber18, Çankırı Medya, Çankırı Haberleri,</title>
	<link>https://www.bulten18.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Medipol&#039;den yüksek eforlu spor yapan bireylerin kalp sağlığına ilişkin değerlendirme</title>
		<link>https://www.bulten18.com/medipolden-yuksek-eforlu-spor-yapan-bireylerin-kalp-sagligina-iliskin-degerlendirme/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/medipolden-yuksek-eforlu-spor-yapan-bireylerin-kalp-sagligina-iliskin-degerlendirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 08:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ani ölüm vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Faruk Hökenek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=50169</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Bahçelievler Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Faruk Hökenek, ani ölüm vakalarının önüne geçmek için gençlerin ve yüksek eforlu spor yapan bireylerin kalp sağlığına daha fazla özen göstermeleri gerektiğini belirtti. Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, son dönemlerde, özellikle halı saha maçları gibi yüksek efor gerektiren sporları yapan gençlerin, kalp [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Bahçelievler Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Faruk Hökenek, ani ölüm vakalarının önüne geçmek için gençlerin ve yüksek eforlu spor yapan bireylerin kalp sağlığına daha fazla özen göstermeleri gerektiğini belirtti.</p>
<p>Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, son dönemlerde, özellikle halı saha maçları gibi yüksek efor gerektiren sporları yapan gençlerin, kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği yönünde haber duyuluyor. Bu genç ölümlerinin arkasında, kalpteki ritim bozuklukları ve doğuştan gelen damar anomalileri yer alıyor.</p>
<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Faruk Hökenek, halı saha maçlarında ve futbol oyunlarında gençlerin aniden düşerek hayatını kaybetmesinin, kalpte yaşanan çeşitli sağlık sorunlarından kaynaklandığına değindi.</p>
<p>Yüksek efor sırasında kalbin kasıldığını ve bu durumun, koroner arterlere baskı yaparak öldürücü ritim bozuklukları ya da kalp krizine neden olabildiğini kaydeden Hökenek, koroner arterlerin kasın içinden geçmesinin de ani ölüm riskini artıran faktörler arasında yer aldığını bildirdi.</p>
<p>Genç ve orta yaşlarda yaşanan ani ölümlerin önemli bir sebebinin, maling sağ koroner arter sendromu olduğunu aktaran Hökenek, &quot;Bu sendrom, kalbin sağ tarafını besleyen koroner arterlerin normal yeri yerine sol taraftan çıkmasıyla ve aort ile pulmoner arter arasından geçmesiyle olur. Efor sırasında bu iki ana damar şişer ve koroner arterin üzerine baskı yapar. Bu durum, kalbe kan gitmemesine yol açarak ani ölümle sonuçlanabilir. Maling sağ koroner arter sendromu hastalarının yüzde 25 ila 40&#039;ı, efor sonrası ani ölümle karşılaşabiliyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Gençlerin yanı sıra orta yaştaki bireylerde de hiçbir şikayet olmamasına rağmen maling sağ koroner arter sendromunun tespit edilebileceğini kaydeden Hökenek, &quot;44 yaşındaki bir erkek hastamda, yalnızca uzun yürüyüşlerde göğüs ağrısı şikayeti bulunuyordu. Yapılan tomografi anjiyosunda, maling sağ koroner arter sendromu tespit edilerek, hastaya başarılı bir ameliyat gerçekleştirildi. Hastaların semptomları olmayabiliyor, ancak anjiyo ile bu durum tespit edilebilir.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Hökenek, yüksek eforlu spor yapan herkesin, yaşı ne olursa olsun kalp tetkiklerini yaptırması gerektiğini, ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan bireylerin de 30 yaşından sonra düzenli kardiyolojik kontroller yaptırmasının önemli olduğunu vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/medipolden-yuksek-eforlu-spor-yapan-bireylerin-kalp-sagligina-iliskin-degerlendirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medipol&#039;den kornea tedavisine yönelik değerlendirme</title>
		<link>https://www.bulten18.com/medipolden-kornea-tedavisine-yonelik-degerlendirme/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/medipolden-kornea-tedavisine-yonelik-degerlendirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2024 10:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kornea]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=47958</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Yıldırım, kornea hastalıklarının tedavi yöntemleri hakkında bilgi vererek erken tanının önemine dikkati çekti. Hastaneden yapılan açıklamaya göre, göz sağlığında hayati bir rol oynayan kornea, gözün en dış kısmında yer alan şeffaf ve hassas bir tabaka olarak işlev görüyor. Çevresel faktörlere karşı açık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Yıldırım, kornea hastalıklarının tedavi yöntemleri hakkında bilgi vererek erken tanının önemine dikkati çekti.</p>
<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, göz sağlığında hayati bir rol oynayan kornea, gözün en dış kısmında yer alan şeffaf ve hassas bir tabaka olarak işlev görüyor. Çevresel faktörlere karşı açık bir yapıya sahip olan bu doku, enfeksiyonlar, yaralanmalar ve alerjik reaksiyonlar nedeniyle hasar görebiliyor. Bu tür hasarlar görme kayıplarına yol açabileceği gibi, ilerleyen evrelerde kornea nakli gibi ileri tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyulmasına neden olabiliyor.</p>
<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yusuf Yıldırım, kornea hastalıklarının erken teşhis ve tedaviyle kontrol altına alınabileceğini belirterek, &quot;keratokonus&quot; gibi hastalıkların ilerlemesinin doğru müdahalelerle durdurulabileceğini aktardı.</p>
<p>Kök hücre tedavileri ve gelişmiş cerrahi tekniklerin görme kaybı yaşayan hastalara umut verdiğini vurgulayan Yıldırım, keratokonus hastalığının özellikle genç erişkin bireylerde görülen ciddi bir sorun olduğunu kaydetti.</p>
<p>Yıldırım, keratokonusun çocukluk çağında başlayabileceği ve ilerleyerek düzensiz astigmatizmayla kalıcı görme kaybına yol açabileceği bilgisini paylaşarak, &quot;Erken tanı koyduğumuz hastalarda &#039;vitaminli ışık tedavisi&#039; gibi yöntemlerle hastalığın ilerlemesini durdurabiliyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kornea naklinin ileri evre kornea hastalıklarında uygulandığına işaret eden Yıldırım, kullanılan modern tekniklerin başarı oranını artırdığını bildirdi.</p>
<p>Yıldırım, artık dikişsiz ameliyat teknikleriyle astigmatizma artışının önleyebildiğine dikkati çekerek, &quot;Hastaların görme seviyelerini yüzde yüzlere ulaştırabiliyoruz. Ayrıca, kornea hastalıklarının tedavisinde kök hücre uygulamaları başarıyla kullanılmaktadır. Özellikle kimyasal yaralanmalarda ve kök hücre kayıplarında, hastanın sağlıklı gözünden ya da birinci derece yakınlarından alınan dokuyla başarılı sonuçlar alıyoruz.&quot; açıklamasını yaptı.</p>
<p>Kornea hastalıklarının tedavisinde erken tanının ve düzenli takibin önemininin altını çizen Yıldırım, &quot;Enfeksiyon ve keratokonus gibi hastalıkların erken teşhis edilmesi, kornea nakli gereksinimini ortadan kaldırabilir. Hastalarımızın düzenli göz kontrollerini ihmal etmemesi gerekiyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Yıldırım, kornea naklinin başarıyla uygulanabilmesi için organ ve doku bağışının hayati bir öneme sahip olduğuna dikkati çekti.</p>
<p> Türkiye&#039;de göz bankaları sistemi sayesinde hastaların ihtiyaç duyduğu kornea dokularına erişimin daha düzenli ve hızlı bir şekilde sağlanabildiğinden bahseden Yıldırım, bağış oranlarının artmasının, daha fazla hastanın görme yetisini geri kazanmasına olanak tanıyabileceğini anlattı.</p>
<p>Yıldırım, &quot;Özellikle kornea naklinin yüzde yirmilerin altına düşen görme kayıplarında etkili bir tedavi yöntemi olduğunu düşünürsek, organ bağışının yalnızca bir iyilik değil, birçok kişi için bir umut ışığı olduğunu unutmamalıyız.&quot; şeklinde görüş belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/medipolden-kornea-tedavisine-yonelik-degerlendirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medipol&#039;den prostat hastalığının tedavisine ilişkin değerlendirme</title>
		<link>https://www.bulten18.com/medipolden-prostat-hastaliginin-tedavisine-iliskin-degerlendirme/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/medipolden-prostat-hastaliginin-tedavisine-iliskin-degerlendirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2024 07:45:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[prostat büyümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=47406</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Acıbadem Bölge Hastanesinden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, iyi huylu prostat büyümesinin tanı ve tedavisinde erken teşhisin kritik olduğunu bildirdi. Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ramazan Atış, 50 yaş üstü her erkeğin düzenli üroloji muayenesinden geçmesinin önemli olduğunu, genetik yatkınlık olması durumunda da kontrollerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Acıbadem Bölge Hastanesinden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, iyi huylu prostat büyümesinin tanı ve tedavisinde erken teşhisin kritik olduğunu bildirdi.</p>
<p>Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ramazan  Atış, 50 yaş üstü her erkeğin düzenli üroloji muayenesinden geçmesinin önemli olduğunu, genetik yatkınlık olması durumunda da kontrollerin daha erken yaşta başlanması gerektiğini belirtti.</p>
<p>Sık idrara çıkma, kesik kesik işeme, idrar akışında azalma ve tam boşalamama hissi gibi şikayetlerin hastalığın önemli belirtileri olduğunu vurgulayan Atış, özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerin prostat dokusundaki büyümenin belirgin hale gelmesi nedeniyle düzenli üroloji kontrollerinin şart olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Genetik yatkınlık durumunda prostat kontrollerinin 45 yaşına çekilmesi gerektiğine işaret eden Atış, &quot;Eğer baba, amca gibi birinci derece akrabalarda prostat kanseri öyküsü varsa bu risk artıyor. Hastalarımızda yaptığımız fizik muayene ve laboratuvar testleriyle durumu değerlendiriyoruz. PSA adı verilen özel bir kan tahlili ve idrar testleriyle erken tanı mümkün olabiliyor. PSA testi prostat kanserinin erken teşhisinde büyük bir öneme sahip. Her PSA yüksekliği kötü huylu bir prostat kanseri anlamına gelmez. Ancak, yüksek PSA seviyeleri prostatın daha detaylı incelenmesi gerektiğini gösterir. Bu durumda ek görüntüleme ve biyopsi gibi yöntemlere başvurabiliyoruz.&quot; açıklamasını yaptı.</p>
<p>Prostat büyümesi tedavisinde uygulanacak yöntemin, prostatın boyutuna ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak belirlendiğine dikkate çeken Atış, 30 ila 80 gram arasındaki prostat büyümelerinde kapalı TUR ameliyatını veya buharlaştırma yöntemi olarak bilinen Rezum tekniğini, 80 gramın üzerindeki prostatlarda ise kanama miktarını azaltan lazer yöntemleri öncelikli tercih ettiklerinin bilgisini paylaştı.</p>
<p>Kötü huylu bir büyüme tespit edildiğinde, prostatın çevre dokularla birlikte tamamen alınması gerektiğine işaret eden Atış, ameliyat sonrası hastaların düzenli onkolojik takibe alındığını, doğru tedaviyle bu hastalarda nüks oranlarının oldukça düşük olduğunu aktardı.</p>
<p>Prostat büyümesi riskini azaltmaya yönelik beslenme önerilerinde bulunan Atış, &quot;Kabak çekirdeği ve kızarmış domates gibi besinler süreci destekleyebilir ancak hormonal değişiklikler nedeniyle prostat büyümesini tamamen önlemek mümkün değil. Başarılı bir cerrahi işlemin ardından tedavi ettiğimiz hastalar genellikle 20 yıl boyunca bu konuda herhangi bir sorun yaşamıyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/medipolden-prostat-hastaliginin-tedavisine-iliskin-degerlendirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medipol öğrencilerinin geliştirdiği yerli sperm analizi yazılımına TEKNOFEST&#039;te birincilik</title>
		<link>https://www.bulten18.com/medipol-ogrencilerinin-gelistirdigi-yerli-sperm-analizi-yazilimina-teknofestte-birincilik/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/medipol-ogrencilerinin-gelistirdigi-yerli-sperm-analizi-yazilimina-teknofestte-birincilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2024 11:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOFEST]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=31888</guid>

					<description><![CDATA[- Yazılım sayesinde spermin 3 temel parametresi olarak kabul edilen yoğunluk, morfoloji ve hareketlilik hem otomatik olarak hem daha hızlı tespit edilebiliyor]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi öğrencileri, erkeklerde kısırlık tanısında kullanılacak yerli yapay zeka tabanlı sperm analiz yazılımıyla TEKNOFEST Adana&#039;da sağlık kategorisinde birincilik kazandı.</p>
<p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, TEKNOFEST 2024 kapsamında düzenlenen &quot;2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması&quot;nın final değerlendirme sonuçları açıklandı. İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencileri Hacı Burhanettin Yıldırım, Mustafa Salih Gücez ve Mehmet Berke İşler tarafından geliştirilen yazılım, &quot;Sağlık Kategorisi&quot;nde birincilik ödülü kazandı.</p>
<p>Yarışmaya &quot;Long Live the Sperm&quot; takım adıyla katılan öğrencilerin danışmanlığını  İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Seda Karabulut ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reda AlHajj üstlendi.</p>
<p>Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde de çift ana dal yapan öğrencilerin geliştirdiği multisipliner çalışma &quot;Bilgisayar Destekli Sperm Analizi&quot; olarak nitelendiriliyor. Yazılım sayesinde spermin 3 temel parametresi olarak kabul edilen yoğunluk, morfoloji ve hareketlilik hem otomatik olarak hem daha hızlı tespit edilebiliyor.</p>
<p>&#8211; &quot;Çalışmamızın patent başvurusunu yaptık&quot;</p>
<p>Öğrencilerden Mehmet Berke İşler, projedeki en büyük motivasyonlarının, Türkiye&#039;de bu alanda daha önce benzer bir çalışmanın yapılmamış olması olduğunu belirterek, &quot;Şu anda Türkiye&#039;de kasa olarak nitelendirdiğimiz &#039;Bilgisayar Destekli Sperm Analizi&#039; sistemi bulunmuyor ve ihtiyaç duyulduğunda bu yazılım yurt dışından temin ediliyor. Bu yazılımı daha da geliştirerek ülkemize katma değer sağlamayı amaçlıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Projede yer alan Mustafa Gücez de hedeflerinin tüp bebek merkezleri ve sperm analizi kullanılan tüm alanlarda erkeklerde kısırlığı tespit edebilecek bir tanı yöntemi geliştirmek olduğunu aktardı.</p>
<p>Modellerini optimize ederek laboratuvarlardan daha fazla veri elde etmemiz gerektiğini vurgulayan Gücez, &quot;Topladığımız bu verilerle modelimizi eğitmek istiyoruz. Çalışmamızın patent başvurusunu yaptık. Sistem tamamen optimize olduktan ve doğruluk oranları yükseldikten sonra patenti ürüne dönüştürerek sağlık kuruluşlarıyla buluşturmak istiyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Hacı Burhanettin Yıldırım da multidisipliner yaklaşımların yenilikçi çözümler sunmadaki önemine dikkati çekerek, embriyoloji laboratuvarında uzun süre çalışma ve gözlem yapma şansları olduğunu bildirdi.</p>
<p>Yıldırım, sperm analizinin, laboratuvarlarda mikroskop altında görüntülerin kişiler tarafından incelenmesiyle yapılan bir işlem olduğunu anlatarak, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>&quot;Bu işlem kişiye bağlı olarak değişebilen sonuçlara sahip. Bizim yenilik olarak ortaya koyduğumuz çalışma bu işlemin hem objektif değerlendirilmesini hem yapay zeka aracılığıyla daha hızlı gerçekleşmesini sağlıyor. Multidisipliner çalışma sayesinde geliştirdiğimiz yazılım, bu süreci tamamen otomatik hale getiriyor. Yazılımımızın doğruluk oranları da yüksek. Proje yapay zeka üzerine olduğu için yapay zekanın farklı modellerinden faydalandık. Özellikle son dönemde ortaya çıkan yazılımları kullandık.&quot;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/medipol-ogrencilerinin-gelistirdigi-yerli-sperm-analizi-yazilimina-teknofestte-birincilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12 yaşındaki lösemi hastası Medipol&#039;de yapılan ilik nakliyle hayata tutundu</title>
		<link>https://www.bulten18.com/12-yasindaki-losemi-hastasi-medipolde-yapilan-ilik-nakliyle-hayata-tutundu/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/12-yasindaki-losemi-hastasi-medipolde-yapilan-ilik-nakliyle-hayata-tutundu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 12:30:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol Mega Üniversite Hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=27734</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Lösemiyle 3 yıldır mücadele eden 12 yaşındaki Gökçenur Birinci, Medipol Mega Üniversite Hastanesi&#039;nde gerçekleştirilen kemik iliği nakliyle yeniden hayata tutundu. Hastaneden yapılan açıklamaya göre, 2021&#039;de lösemi tanısı konulan Gökçenur Birinci, üç yıldır lösemiyle mücadele ediyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Elli, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Lösemiyle 3 yıldır mücadele eden 12 yaşındaki Gökçenur Birinci, Medipol Mega Üniversite Hastanesi&#039;nde gerçekleştirilen kemik iliği nakliyle yeniden hayata tutundu.</p>
<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, 2021&#039;de lösemi tanısı konulan Gökçenur Birinci, üç yıldır lösemiyle mücadele ediyor.</p>
<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Elli, son 20 yılın en önemli tedavi yöntemlerinden birinin de kemik iliği nakli olduğunu bildirdi.</p>
<p>Elli, kemik iliği naklinin onkolojide, hematolojide ve doğumsal hastalıklarda çığır açtığını kaydederek, &quot;İnsanlarda bu işe gönül vermeye başladı. Bizim için en önemli şey donör bulmaktır. Teknoloji gelişti, hastaneler gelişti ancak donör bulmak hala sıkıntılı ve zorlu bir süreç.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Herkesin donör olabileceğini belirten Elli, Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi&#039;nin yapılanmış bir kurum olduğunu 100 binden fazla da donörü bulunduğunu aktardı.</p>
<p>Elli, &quot;Bu, tamamen gönül işi. Bir insanın hayatına dokunmanız için gönüllü olmanız gerekiyor. Kızılay&#039;a giderek donör olmak istediğinizi söyleyeceksiniz. Sizlerden 3 mililitre kan alınacak. Onunla donörün doku grupları belirlenecek. Ardından donörün kahramanlık süreci başlıyor. Kemik iliği ya ameliyathane şartlarında kısa bir operasyonla alınabiliyor ya da damardan bir makine aracılığıyla kan yapıcı kök hücreleri alınıyor. Burada hayat kurtarıyorsunuz. Donörle alıcı birbirini uzun yıllar göremiyor. Bunların da belli kriterleri bulunuyor. 18 yaşından büyük herkes donör olabiliyor. Gönüllü sayısı ne kadar artarsa hayat bulma şansımız da artıyor.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Gökçenur&#039;un annesi Elif Birinci de ilk tanının konulduğu günden itibaren yoğun bir tedavi sürecine girdiklerini anlattı.</p>
<p>Birinci, hızla tedaviye başladıklarına değinerek, &quot;İlik nakli için donörümüz bulundu. Ancak Gökçenur tedaviye yanıt verdiği için nakil olmaktan vazgeçtik. Tam bitti derken, 2023&#039;ün ekim ayında hastalığımız yeniden nüksetti.&quot; açıklamasında bulundu.</p>
<p>Tekrardan tedavi süreçlerinin başladığını bildiren Birinci, &quot;Aile uyumu olmadığı için dışardan verici bulmaya çalıştık. Nisan ayında yüzde 100 uyumlu donörümüz yeniden bulundu ve naklimizi olduk. Hiç kolay bir süreç değil. İnancımızı ve umudumuzu hiçbir zaman kaybetmedik. Bu süreçte doktorlarımız da her zaman yanımızdaydı. Bizim gibi tüm çocuklara şifa olan donörlere çok teşekkür ediyorum. Bağışçı olmayan herkesi de donör olmaya çağırıyorum. Siz de bir çocuğa umut olabilirsiniz.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/12-yasindaki-losemi-hastasi-medipolde-yapilan-ilik-nakliyle-hayata-tutundu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medipol&#039;den kalp ritim bozukluklarına &#8220;ablasyon&#8221; tedavisiyle çözüm</title>
		<link>https://www.bulten18.com/medipolden-kalp-ritim-bozukluklarina-ablasyon-tedavisiyle-cozum/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/medipolden-kalp-ritim-bozukluklarina-ablasyon-tedavisiyle-cozum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Sep 2024 08:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ablasyon yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ritim bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=25140</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dursun Aras, kalp ritim bozukluklarında uygulanan &#34;ablasyon&#34; tedavisinin yüzde 99 başarıya ulaştığını aktardı. Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verile, Prof. Dr. Aras, kalp krizi geçiren hastalardaki ritim bozukluklarında, kalp pili olanlarda ve ani bayılmalarda başarı sağlayan tedaviyi ve operasyon süreçlerini anlattı. Tedavinin kalp ritim bozukluğundaki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dursun Aras, kalp ritim bozukluklarında uygulanan &quot;ablasyon&quot; tedavisinin yüzde 99 başarıya ulaştığını aktardı.</p>
<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verile, Prof. Dr. Aras, kalp krizi geçiren hastalardaki ritim bozukluklarında, kalp pili olanlarda ve ani bayılmalarda başarı sağlayan tedaviyi ve operasyon süreçlerini anlattı.</p>
<p>Tedavinin kalp ritim bozukluğundaki en önemli tedavi yöntemlerinden biri olduğunu anlatan Aras, &quot;Ablasyon sihirli değnek gibidir, amacımız kalp ritim bozukluğuna neden olan odağı yakarak ya da dondurarak ortadan kaldırmaktır.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ritim bozukluğunun odağını tamamen ortadan kaldırmak ya da etkisini azaltmak için tedavinin uygulandığını belirten Aras, bu sayede hastanın yaşam kalitesini artırdıklarını, ilaç ihtiyacını azalttıklarını ya da ortadan kaldırdıklarını kaydetti.</p>
<p>Aras, tedavide hastaya lokal anestezi uygulayıp kasık bölgesinden girerek operasyonu başlattıkları bilgisini paylaşarak, &quot;Ardından kalbin içerisinde elektriksel bir araştırma yapıyoruz. Ritim bozukluğuna sebep olan bir odak var mı diye kontrol ediyoruz.Bunları tespit ettikten sonra sıklıkla yakarak, bazen de dondurarak burayı etkisiz hale getiriyoruz.&quot; açıklamasını yaptı.</p>
<p>&#8211; &quot;Kalple ilgili ileriye dönük hastalıkların önüne geçmiş oluyoruz&quot;</p>
<p>Gençlerde sık görülen, ani olarak başlayan ve kalp hızının 250&#039;ye kadar çıktığı durumlarda tedavinin uygulanabildiğine işaret eden Aras, yüzde 99&#039;a yakın bir başarı olasılığı olduğunu aktardı.</p>
<p>Aras, hastanın tedaviden sonraki hayatını daha kaliteli ve sağlıklı yaşadığına dikkati çekerek, &quot;Kalple ilgili ileriye dönük oluşabilecek hastalıkların da önüne geçmiş oluyoruz. Kalp pili bulunan, sıklıkla şok tekrarı olan hastalarımız var. Yine kalp krizi geçirmiş, ölümcül ritim bozuklukları olan hastalarımız olabiliyor. Bu hastalarda tekrarlayan şoklar görebiliyoruz. Ablasyon yoluyla yine kalbin içerisine giriyor, nedenlerini tespit edip haritalandırıyor, ardından da ortadan kaldırıyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Gençlerde kalbin yavaşlaması ya da durması sonucunda bayılmaların yaşanabildiğini hatırlatan Aras, &quot;Bu hastalarımıza da aynı yöntemi uyguluyoruz.Böylece kalp pili ihtiyacını da ortadan kaldırmış oluyoruz. Bunu bir ameliyat olarak görmemeliyiz. Operasyon sonrası hastamız aynı gün taburcu oluyor ve birkaç gün içerisinde işine geri dönebiliyor.&quot; şeklinde görüş belirtti.</p>
<p>Aras, orta yaşlı ve yaşlı tüm hastalarda görülen &quot;artriyal fibrilasyon&quot; denilen ritim bozukluğunda tedaviyle normal ritim sağlanma olasılığının ilaç tedavisine göre en az 3 kat daha fazla olduğuna değinen, tedaviden sonra yaşam kalitesinin iyileştiğine ve kalp yetersizliği riskinin azaltılıp yaşam süresinin uzatıldığını kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/medipolden-kalp-ritim-bozukluklarina-ablasyon-tedavisiyle-cozum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş bakımı çocukluktan başlayarak yaşam boyu devam ediyor</title>
		<link>https://www.bulten18.com/dis-bakimi-cocukluktan-baslayarak-yasam-boyu-devam-ediyor/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/dis-bakimi-cocukluktan-baslayarak-yasam-boyu-devam-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2024 09:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ağız ve diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Dt. Ceren Ergin]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=21890</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Sağlık Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü Çocuk Diş Hekimi Ceren Ergin, ağız ve diş bakımının ilk dişlerin çıkmasıyla başlayarak yaşam boyu devam etmesi gereken oldukça önemli bir süreç olduğunu belirtti. Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Ergin, Sağlık Bakanlığı&#039;nın 2018&#039;de Türkiye-Ağız ve Diş Sağlığı Profili Araştırma Raporu&#039;na göre diş çürüğünün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Sağlık Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü Çocuk Diş Hekimi Ceren Ergin, ağız ve diş bakımının ilk dişlerin çıkmasıyla başlayarak yaşam boyu devam etmesi gereken oldukça önemli bir süreç olduğunu belirtti.</p>
<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Ergin, Sağlık Bakanlığı&#039;nın 2018&#039;de Türkiye-Ağız ve Diş Sağlığı Profili Araştırma Raporu&#039;na göre diş çürüğünün küreseldeki en yaygın ağız sağlığı problemi olarak görüldüğünü hatırlatarak, çocukların ağız bakımı doğumdan sonra başlarken diş bakımı ise ilk dişlerin çıkması ile birlikte başladığını belirtti.</p>
<p>Çocuklarda ağız ve diş bakımının doğumdan itibaren hayat boyu sürmesi gerektiğini aktaran Ergin, &quot;Çocuklarda ağız ve diş bakımı tüm hayatı etkiliyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ergin, anne ve babaların büyük bir önemle çocuklarının ağız ve diş bakımlarının üzerinde durmaları gerektiğini kaydederek, &quot;Okul çağındaki çocuklar karışık dişlenme dönemindedir. 6 yaşında süt dişlerinin en gerisinden ilk daimi dişler olan 6 yaş dişleri çıkar. 7-8 yaşlarında öndeki kesici dişler değişir. Ağız içerisinde hem süt dişleri hem de daimi dişlerin bulunduğu bu karışık dişlenme dönemi 13-14 yaşına kadar sürer. Süt dişleri çocukların konuşmasını, beslenmesini ve güzel bir gülümsemeye sahip olmalarını sağlayarak estetik görünüm kazanmalarının yanı sıra en önemli görevleri daimî dişlere yer tutmak ve çene gelişimine rehberlik etmektir.&quot; açıklamasını yaptı.</p>
<p>Süt dişlerinin sağlıklı bir biçimde görevlerini tamamlayıp yerlerini daimi dişlere bırakmaları gerektiğine işaret eden Ergin, bu sebeple daimi dişlere göre daha kolay ve daha hızlı çürüme eğiliminde olan süt dişlerindeki çürükler veya iltihapların mutlaka tedavi ettirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Ergin, çocukların çürüğün ilk belirtilerini fark edemeyebileceğini ve ağrı başladığında tedavi için geç kalınmış olabileceğini aktararak, &quot;Bu nedenle çocukların ağız ve diş sağlığını korumak için bu dönemdeki diş fırçalama ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları, özellikle de 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolleri ve koruyucu uygulamalarla desteklendiğinde çürüksüz, sağlıklı dişlere sahip sağlıklı bireyler yetişir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>&#8211; &quot;Çocuklara su ile çalkalama alışkanlığı kazandırılmalı&quot;</p>
<p>Karbonhidrat içeren besin ve asitli içeceklerin ara öğünlerde tüketilmesi diş minesinin zayıflamasına neden olduğuna dikkati çeken Ergin, &quot;Asitli içecek ve karbonhidrat içeren besinler tüketildikten sonra fırçalama yapılmazsa çürük oluşumu için gerekli ortam sağlanmış olur. Bu nedenle bu gıdaların alımından sonra çocuklara en azından su ile çalkalama alışkanlığı mutlaka kazandırılmalıdır veya bir bardak su içirilmelidir.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ergin, bebeklerde bazen süt dişlerinin sürmesiyle birlikte özellikle üst çene ön bölgesindeki dişlerde kahverengi ve küçük lekeler görülebildiğini kaydederek, bebeklerdeki lekelerin diş çürükleri olduğunu ve bu çürükler nedeniyle dişlerin kırılacağını belirtti.</p>
<p>Biberon çürüğünün çok hızlı ilerleyen bir çürük olduğunu ve müdahale edilmezse alt kesici dişleri de içine alabileceğine işaret eden Ergin, &quot;Biberon çürüğünden korunmak için geceleri, bebekleri ağzında biberonla uyutmamak, sütün içerisine tatlandırıcı gıdalar katmamak gerekir. Unutulmamalıdır ki gece tükürük salgılanması azaldığı için dişler çürümeye daha müsaittir. Bu sebeple şekerli gıdalarla bebekler uyutulmamalıdır.&quot; bilgisini paylaştı.</p>
<p>Tatil döneminde diş bakımının unutulmaması gerektiğini aktaran Ergin, özellikle dersleri yoğun olan çocukların ihmal edilen tedavilerini telafi etmek için ara tatilin güzel bir fırsat olacağını kaydetti.</p>
<p>Ergin, çocukların birçoğu diş hekimlerine karşı büyük bir korkuyla karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: </p>
<p>&quot;Aile içerisinde yaramazlık yapan çocuklarını engellemek adına ebeveynlerin onları diş hekimlerine götürmekle tehdit etmeleri, diş hekimi koltuğundan korkmalarına neden olur. İleri yaşlarda da bu korku, &#039;dental fobi&#039; olarak kişilerin hayatlarına yerleşir. Çocukların diş kontrollerinin ilk dişin çıkışından itibaren başlaması gerekir. Böylece çocuklar diş hekimlerine daha kolay alışır ve korkuları engellenebilir.&quot;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/dis-bakimi-cocukluktan-baslayarak-yasam-boyu-devam-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağırsak florasındaki denge bilişsel fonksiyonu etkiliyor</title>
		<link>https://www.bulten18.com/bagirsak-florasindaki-denge-bilissel-fonksiyonu-etkiliyor/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/bagirsak-florasindaki-denge-bilissel-fonksiyonu-etkiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2024 13:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol Mega Üniversite Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=20286</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Mega Üniversite Hastanesi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, bağırsak mikrobiyotasının beyin sağlığı üzerindeki önemine dikkati çekti. Hastaneden yapılan açıklamaya göre, bağırsaklardaki mikrobiyota adlı mikroorganizma topluluğunun, özellikle beyin sağlığını korumasında ve nörodejeneratif hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığı kaydedildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu son yıllarda yapılan araştırmaların, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Mega Üniversite Hastanesi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, bağırsak mikrobiyotasının beyin sağlığı üzerindeki önemine dikkati çekti. </p>
<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, bağırsaklardaki mikrobiyota adlı mikroorganizma topluluğunun, özellikle beyin sağlığını korumasında ve nörodejeneratif hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığı kaydedildi.</p>
<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu son yıllarda yapılan araştırmaların, bağırsak sağlığının, beyin fonksiyonları üzerinde derin ve belirleyici bir etkiye sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.</p>
<p>Hanoğlu, ​&quot;Sağlıklı bakteri çeşitliliği, bağırsak florasındaki denge ve inflamasyon düzeyleri, bilişsel fonksiyonlarımızı doğrudan etkiler. Dolayısıyla, beyin sağlığımızı iyileştirmek ve korumak için ilk adım, bağırsak sağlığımıza odaklanmak olmalıdır.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bağırsak ve beyin arasındaki güçlü ilişkinin, sağlık alanında devrim niteliğinde bir keşif olarak kabul edildiğine işaret eden Hanoğlu, bağırsak mikrobiyotasının sağlığının, özellikle Bifidobacterium Longum ve Lactobacillus Rhamnosus gibi probiyotik bakterilerin varlığıyla yakından ilişkilendirildiğini altını çizdi.</p>
<p>Hanoğlu, &quot;Bu bakteriler, bağırsak duvarını güçlendirir, bağışıklık sistemini düzenler ve inflamasyonu azaltarak beyin sağlığını koruma potansiyeline sahiptir.&quot; bilgisini paylaştı.</p>
<p>Araştırmaların, özellikle Bifidobacterium Longum&#039;un, bağırsak florasındaki dengeyi sağlayarak bilişsel fonksiyonları iyileştirdiğini ve nörodejeneratif hastalıkların riskini azalttığını gösterdiğini vurgulayan Hanoğlu, &quot;Lactobacillus Rhamnosus ise stresle mücadelede etkili olduğu ve dolayısıyla stres kaynaklı beyin fonksiyonlarının korunmasında rol oynadığı bilinmektedir.&quot; açıklamasında bulundu. </p>
<p>Bağırsak sağlığının beyin fonksiyonları üzerindeki derin etkilerinin anlaşılmasına yardımcı olduğunu aktaran Prof. Dr. Hanoğlu, şunları kaydetti:</p>
<p>&quot;Sağlıklı bir mikrobiyota için probiyotiklerin ve prebiyotiklerin düzenli olarak tüketilmesi önemlidir. Beslenme alışkanlıklarımızı ve yaşam tarzımızı bağırsak sağlığını destekleyecek şekilde düzenlemek, beyin sağlığını koruma ve geliştirme yolunda atılacak önemli bir adımdır. Bu keşifler, ileride nörolojik hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde yeni stratejiler geliştirilmesine de ışık tutmaktadır. Bilim dünyası, bağırsak mikrobiyotası ile beyin sağlığı arasındaki bu karmaşık ilişkiyi daha derinlemesine anlamak için çalışmalarını sürdürmektedir.&quot;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/bagirsak-florasindaki-denge-bilissel-fonksiyonu-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
