<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nöroloji &#8211; Bülten18, Çankırı Haber, Haber18, Çankırı Medya, Çankırı Haberleri,</title>
	<atom:link href="https://www.bulten18.com/tag/noroloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bulten18.com</link>
	<description>Dijital Haberciniz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Aug 2024 13:40:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.bulten18.com/wp-content/uploads/2024/05/cropped-Varlik-41-2-32x32.png</url>
	<title>nöroloji &#8211; Bülten18, Çankırı Haber, Haber18, Çankırı Medya, Çankırı Haberleri,</title>
	<link>https://www.bulten18.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bağırsak florasındaki denge bilişsel fonksiyonu etkiliyor</title>
		<link>https://www.bulten18.com/bagirsak-florasindaki-denge-bilissel-fonksiyonu-etkiliyor/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/bagirsak-florasindaki-denge-bilissel-fonksiyonu-etkiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2024 13:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol]]></category>
		<category><![CDATA[Medipol Mega Üniversite Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=20286</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Mega Üniversite Hastanesi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, bağırsak mikrobiyotasının beyin sağlığı üzerindeki önemine dikkati çekti. Hastaneden yapılan açıklamaya göre, bağırsaklardaki mikrobiyota adlı mikroorganizma topluluğunun, özellikle beyin sağlığını korumasında ve nörodejeneratif hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığı kaydedildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu son yıllarda yapılan araştırmaların, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Medipol Mega Üniversite Hastanesi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, bağırsak mikrobiyotasının beyin sağlığı üzerindeki önemine dikkati çekti. </p>
<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, bağırsaklardaki mikrobiyota adlı mikroorganizma topluluğunun, özellikle beyin sağlığını korumasında ve nörodejeneratif hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığı kaydedildi.</p>
<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu son yıllarda yapılan araştırmaların, bağırsak sağlığının, beyin fonksiyonları üzerinde derin ve belirleyici bir etkiye sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.</p>
<p>Hanoğlu, ​&quot;Sağlıklı bakteri çeşitliliği, bağırsak florasındaki denge ve inflamasyon düzeyleri, bilişsel fonksiyonlarımızı doğrudan etkiler. Dolayısıyla, beyin sağlığımızı iyileştirmek ve korumak için ilk adım, bağırsak sağlığımıza odaklanmak olmalıdır.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bağırsak ve beyin arasındaki güçlü ilişkinin, sağlık alanında devrim niteliğinde bir keşif olarak kabul edildiğine işaret eden Hanoğlu, bağırsak mikrobiyotasının sağlığının, özellikle Bifidobacterium Longum ve Lactobacillus Rhamnosus gibi probiyotik bakterilerin varlığıyla yakından ilişkilendirildiğini altını çizdi.</p>
<p>Hanoğlu, &quot;Bu bakteriler, bağırsak duvarını güçlendirir, bağışıklık sistemini düzenler ve inflamasyonu azaltarak beyin sağlığını koruma potansiyeline sahiptir.&quot; bilgisini paylaştı.</p>
<p>Araştırmaların, özellikle Bifidobacterium Longum&#039;un, bağırsak florasındaki dengeyi sağlayarak bilişsel fonksiyonları iyileştirdiğini ve nörodejeneratif hastalıkların riskini azalttığını gösterdiğini vurgulayan Hanoğlu, &quot;Lactobacillus Rhamnosus ise stresle mücadelede etkili olduğu ve dolayısıyla stres kaynaklı beyin fonksiyonlarının korunmasında rol oynadığı bilinmektedir.&quot; açıklamasında bulundu. </p>
<p>Bağırsak sağlığının beyin fonksiyonları üzerindeki derin etkilerinin anlaşılmasına yardımcı olduğunu aktaran Prof. Dr. Hanoğlu, şunları kaydetti:</p>
<p>&quot;Sağlıklı bir mikrobiyota için probiyotiklerin ve prebiyotiklerin düzenli olarak tüketilmesi önemlidir. Beslenme alışkanlıklarımızı ve yaşam tarzımızı bağırsak sağlığını destekleyecek şekilde düzenlemek, beyin sağlığını koruma ve geliştirme yolunda atılacak önemli bir adımdır. Bu keşifler, ileride nörolojik hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde yeni stratejiler geliştirilmesine de ışık tutmaktadır. Bilim dünyası, bağırsak mikrobiyotası ile beyin sağlığı arasındaki bu karmaşık ilişkiyi daha derinlemesine anlamak için çalışmalarını sürdürmektedir.&quot;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/bagirsak-florasindaki-denge-bilissel-fonksiyonu-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demans riski azaltılabilir</title>
		<link>https://www.bulten18.com/demans-riski-azaltilabilir/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/demans-riski-azaltilabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2024 10:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Demans]]></category>
		<category><![CDATA[Medicana]]></category>
		<category><![CDATA[Medicana Kadıköy Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/?p=20199</guid>

					<description><![CDATA[İSTANBUL (AA) &#8211; Medicana Kadıköy Hastanesi Nöroloji Bölümü&#039;nden Uzm. Dr. Oğuzhan Onultan, yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte hipertansiyon, diyabet ve işitme kaybı gibi demans risk faktörlerinin yaygınlaştığını ve demans vakalarının artmasına yol açtığını belirtti. Hastaneden yapılan açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 2050&#039;de dünya genelinde 65 yaş ve üzeri nüfusun ikiye katlanarak 2,1 milyar kişiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) &#8211; Medicana Kadıköy Hastanesi Nöroloji Bölümü&#039;nden Uzm. Dr. Oğuzhan Onultan, yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte hipertansiyon, diyabet ve işitme kaybı gibi demans risk faktörlerinin yaygınlaştığını ve demans vakalarının artmasına yol açtığını belirtti.</p>
<p>Hastaneden yapılan açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 2050&#039;de dünya genelinde 65 yaş ve üzeri nüfusun ikiye katlanarak 2,1 milyar kişiye ulaşmasının beklendiği, bu artışla birlikte, demans ile yaşayan kişi sayısının da 139-153 milyona ulaşması öngörüldüğü kaydedildi.</p>
<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Uzm. Dr. Oğuzhan Onultan, demansın dünya genelinde en çok görülen 7&#039;nci ölüm nedeni olduğunu ve küresel bir sağlık krizi hali aldığını belirtti.</p>
<p>Yaşlılar arasında engellilik ve bağımlılığın en önemli nedenlerinden birinin demans olduğunu vurgulayan Onultan, &quot;Yaşlılık, demans için en güçlü risk faktörlerinden biridir çünkü yaşlandıkça beyin hücrelerinin hasar görme ve işlevlerini kaybetme olasılığı artar. Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte hipertansiyon, diyabet ve işitme kaybı gibi diğer demans risk faktörleri de yaygınlaşır ve demans vakalarının artmasına yol açar.&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Lancet Tıp Dergisi&#039;nin raporuna göre demansın potansiyel olarak değiştirilebilir 12 risk faktörü olduğunu belirten Onultan, bu faktörlerin az eğitim, hipertansiyon, işitme bozukluğu, sigara içmek, obezite, depresyon, fiziksel hareketsizlik, diyabet, düşük sosyal iletişim, aşırı alkol tüketimi, travmatik beyin hasarı ve hava kirliliği olduğuna işaret etti.</p>
<p>Değiştirilebilir risk faktörüne bağlı demans vakalarının, dünya çapındaki demansların yaklaşık yüzde 40&#039;ını oluşturduğunu anımsatan Onultan, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>&quot;Bu veriler, demansın teorik olarak önlenebilir bir hastalık olduğu sonucunu doğuruyor. 12 risk faktörüne maruz kalan bireylerin sayısının fazla olması, demans vakalarının artmasına sebep olmaktadır. Görme kaybı ve yüksek kolesterolün de demans gelişimiyle ilişkili yeni risk faktörleri listesine eklenmesini destekleyen önemli yeni kanıtlar ortaya konuldu. Bu bulgular, demansın önlenmesi ve yönetimi için yeni stratejilerin geliştirilmesine olanak tanıyabilir ve bireylerin yaşam tarzı değişiklikleri yaparak bu risk faktörlerini azaltabileceklerini gösterir. Özellikle görme kaybı ve yüksek kolesterolün beyin sağlığı üzerine olumsuz etkileri olabileceği için, bu durumların yönetimi demans riskini azaltmada önemli olabilir.&quot;​​​​​​​</p>
<p>Demans vakalarındaki artışın değiştirilebilir risk faktörlerine odaklanarak kısmen önlenebileceğinin altını çizen Onultan, &quot;Eğitim seviyesinin artırılması, kan basıncının kontrol altında tutulması, işitme kaybının önlenmesi veya tedavi edilmesi, sigara içmeme, sağlıklı kilonun korunması, depresyonun tedavi edilmesi, fiziksel olarak aktif kalınması, diyabetin yönetilmesi, sosyal iletişimin artırılması, alkol tüketiminin sınırlandırılması, beyin yaralanmalarının önlenmesi ve hava kirliliğinin azaltılması gibi faktörler üzerinde çalışılarak demans riski azaltılabilir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Toplumda farkındalığı artırmak ve erken müdahale programları geliştirmenin de demansın yükselişini yavaşlatmaya katkı sağlayacağına işaret eden Uzm. Dr. Oğuzhan Onultan, eğitim, sağlık hizmetleri ve toplumsal farkındalık kampanyaları, demansın önlenmesi ve yönetilmesi konusunda kritik öneme sahip olduğunu aktardı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/demans-riski-azaltilabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin ve damar sağlığı için &#8220;aşırı et tüketiminden kaçının&#8221; tavsiyesi</title>
		<link>https://www.bulten18.com/beyin-ve-damar-sagligi-icin-asiri-et-tuketiminden-kacinin-tavsiyesi/</link>
					<comments>https://www.bulten18.com/beyin-ve-damar-sagligi-icin-asiri-et-tuketiminden-kacinin-tavsiyesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bülten 18]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jun 2024 10:15:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı et tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[beyin sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin ve damar hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Şerefnur Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bulten18.com/beyin-ve-damar-sagligi-icin-asiri-et-tuketiminden-kacinin-tavsiyesi/</guid>

					<description><![CDATA[KONYA (AA) &#8211; MELİKE KESKİN &#8211; Dünya Nöroloji Federasyonu Çevresel Nöroloji Grup Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, beyin ve damar sağlığının korunması için Kurban Bayramı süresince aşırı et tüketiminden kaçınılması, meyve ve sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı da olan Öztürk, AA muhabirine, nörolojik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KONYA (AA) &#8211; MELİKE KESKİN &#8211; Dünya Nöroloji Federasyonu Çevresel Nöroloji Grup Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, beyin ve damar sağlığının korunması için Kurban Bayramı süresince aşırı et tüketiminden kaçınılması, meyve ve sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p>Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı da olan Öztürk, AA muhabirine, nörolojik hastalıklardan korunmak için, özellikle et ve tatlı tüketiminin arttığı Kurban Bayramı süresince, sağlıklı beslenme farkındalığının da artması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Kurban Bayramı&#039;nın tabiatına uygun şekilde akraba ve eş-dost ziyaretlerinin yapılacağını, bu ziyaretlerde beslenmeye dikkat edilmesiyle beyin ve damar sağlığının korunabileceğini aktaran Öztürk, &quot;Birlikte yemek, içmek, kutlamalar yapmak gibi güzel adetlerimiz var ama ne yazık ki bunları aşırıya götürebiliyoruz. Aşırı miktarda et tüketimi, yağlı gıda tüketimi, yetersiz sebze ve meyve tüketimi, beyin-damar hastalıkları sıklığını artırabiliyor. Obezite, kalp hastalığı, hipertansiyon, diyabet, sigara kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite, bir de dengesiz beslenme formu bunların üzerine gelince risk daha da artıyor.&quot; diye konuştu.</p>
<p>&#8211; Günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketimi</p>
<p>Öztürk, sağlıksız beslenmenin, beyin ve damar sağlığı için büyük bir risk faktörü oluşturduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p>
<p>&quot;Sebze ve meyve tüketimi günde 5 porsiyon diyoruz. 5 porsiyon sebze ve meyve tüketimine mutlaka dikkat edilmesi lazım. Yani günde 5 porsiyon, bir elmayı bir porsiyon sayabilirsiniz, bir domatesi bir porsiyon sayabilirsiniz. Bu, uygulaması zor bir öneri değil. Aslında hepimizin yapabileceği bir şey. Sebze ve meyve tüketiminin yetersiz olması, şu anda dünyada ilk 3 sırada ortaya konmuş olan, bu kadar yaygın ve bu kadar önemli olan bir inme risk faktörü. Sebze ve meyvelerde vücut için hayati önem taşıyan vitamin ve mineraller bulunuyor. Damar yapısının korunabilmesi için Akdeniz diyetine benzer şekilde, sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmesi gerekiyor.&quot;</p>
<p>Obezitenin, beraberinde nörolojik rahatsızlıkları getirebileceğini anlatan Öztürk, obeziteyle birlikte hastalıkların da artış gösterdiğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bulten18.com/beyin-ve-damar-sagligi-icin-asiri-et-tuketiminden-kacinin-tavsiyesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
