Kullanıcıların yapay zekâ uygulamalarına yüklediği fotoğraflar, yalnızca bir görüntü olarak değerlendirilmiyor. Fotoğraflarda yer alan yüz, yaş, konum, aile ve sosyal çevre gibi bilgiler kişilerin dijital profillerinin oluşturulmasında kullanılabilecek veriler arasında yer alabiliyor.
Uzmanlardan Kişisel Veri Uyarısı
Özellikle yüzün net şekilde göründüğü fotoğraflar, biyometrik veri açısından önem taşıyor. Uzmanlar, kullanıcıların hangi uygulamaya hangi fotoğrafı yüklediğine ve bu uygulamaların kişisel verilere nasıl eriştiğine dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor.
Sosyal medyada yapılan tek bir paylaşımın bile kişinin yaşamına ilişkin çok sayıda ipucu verebileceğine dikkat çekiliyor. Fotoğraflar, konum bilgileri ve diğer sosyal medya paylaşımları bir araya getirildiğinde kişinin nerede yaşadığı, hangi kurumda çalıştığı, kimlerle görüştüğü veya günlük hayatındaki alışkanlıkları hakkında ayrıntılı bir profil oluşturulabiliyor.
Yapay zekânın gelişmesiyle birlikte bu verilerin kullanım alanları da genişliyor. Fotoğrafların değiştirilmesi, kişilerin görüntülerinin farklı içeriklerde kullanılması ve seslerinin taklit edilmesi gibi yöntemler, dolandırıcılık ve kimlik taklidi gibi tehditleri artırabiliyor.
Bu nedenle uzmanlar, 80’ler akımı gibi sosyal medya trendlerinde paylaşım yaparken kişisel verilerin korunmasına dikkat edilmesini öneriyor. Özellikle yüzün net göründüğü fotoğrafların herkese açık şekilde paylaşılmaması ve kullanılan yapay zekâ uygulamalarının gizlilik politikalarının incelenmesi tavsiye ediliyor.
Kısacası, eğlence amacıyla başlayan bir sosyal medya akımı bile kullanıcıların farkında olmadan önemli miktarda kişisel veri paylaşmasına neden olabilir. Uzmanlara göre dijital ortamda yapılan her paylaşımın uzun vadede nasıl kullanılabileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor.
ÖZDEN KARAKAYA
